Reklam
Reklam

CUMHURİYETİ KORUDUK MU?

CUMHURİYETİ KORUDUK MU?
  • 28.10.2022
Reklam

Bugün yine yeni bir 29 Ekim. Ve biz yine meydanlarda ”Atam  emanetini koruyacağız”,  ”Cumhuriyet fazilettir”, ”Yaşasın cumhuriyet”  nutukları atacağız. Valisi, kaymakamı, belediye başkanı, parti temsilcileri, çeşitli kurumlar çelenklerini bırakacaklar. Nutuklar atıp cumhuriyetin faziletlerini anlatacaklar, marşlar söyleyip dağılacaklar.

Duymayacağınız ne biliyor musunuz? Atatürk cumhuriyeti nedir? Nasıl biçimlenmiştir? İşte bunu asla söylemeyecekler, gizleyecekler. Ve siyasilerin bir kısmı da gizliden gizliye cumhuriyet değerlerine saldıracaklar. Kutlamaları engelleyecekler, engellere mazeret ya da kılıf uydurma yarışına girecekler.

Peki bizim uyguladığımız cumhuriyet neyin karşılığı oluştu ve temelleri nedir? Malum dünyada kral temelli cumhuriyetlerde var, İslam temelli olanlarda, hatta dikta temelli olanlar bile var.

Bizde padişahlıktan meşrutiyete geçişle birlikte bir parlamento kurulsa bile, bir meclisimiz olsa bile halkın temsil gücü yine tek adam egemenliği altında fonksiyonel olamıyordu da ne konursa konsun tek adam rejimi, ülkenin ekonomik kaynaklarını, sanayisini, ormanlarını, yer altı yer üstü zenginliklerini, hatta toprak parçalarını, adaları, denizleri ”kendi malı” zannediyordu.

Kurtuluş savaşını müteakip meclise ”yarın cumhuriyeti ilan ediyoruz” cümlesi ile hayata geçmişti. Elbette çok önceden planlanmış ülkenin içinde yaşadıkları sıkıntılardan kurtulmanın ve daha ileri bir yaşamın gerekliliği olarak doğmuştu.

Bize özgü cumhuriyeti tek cümle ile anlatacak olsam şöyle derdim:

”Cumhuriyet, bir kişiye, zümreye, sosyal sınıfa yada mali oligarşik bir yapıya teslim edilmeyecek yönetim şeklidir.”

Neden koruyamadık? Süslü nutuklar atarken işte bu objektiviteyi unuttuk. Geçmişi unuttuk, neden cumhuriyeti kurduğumuzu unuttuk… Ya da unutturuldu.

Unuttuk tek yetkili padişahın sırf para için ada ve toprak verdiğini. Savaşmak için oligarşik yapılardan borç para dilendiğini. Unuttuk dini yapı ya da zümrelerin ekonomiye katkı bile sunmadan askerlik dahi yapmayıp toplumu emperyal zihniyete ittiğini.

Unuttuk saraya bağlı zümrelerin ülke yönetiminin en kritik yerlerine yerleştirilip halktan koptuğunu.

Unuttuk oligarşik yapıların önce borçlandırıp sonra ülkenin madenlerine, limanlarına hatta demiryollarına el koyduğunu.

Unuttuk şımartılan ve ülke kaynaklarını aristokrat sınıflara nasıl peşkeş çekildiğini.

Unuttuk… Çünkü sahip çıkmadık, çıkamadık.

”Atam izindeyiz” dedik ve o izin 98 yıl sürdü bir türlü bitmedi.

Geldik bu güne ve cumhuriyet öncesi ne hatalar varsa tek tek yaptık. Yalan mı? Atamızın cumhurbaşkanını meclis seçmeli sözünü bile unuttuk. Oysaki zararlarını o kadar net anlatmıştı.

Atamızın ”bizim savaşımız bizi ezmek isteyen kapitalizme, bizi yok etmek isteyen emperyalizme karşı savaştır.” deyişini de unuttuk. Ülkemizi global kapitalist şirketlerin emrine verdik. Şeker fabrikalarımız kapandı, mısır şurubundan şeker yemeye başladık. Madenlerimizi çok ucuza kapatıp bize toprakları siyanürle zehirlenmiş ülke bıraktılar.

Daha çok şey yazılır, ama konu o değil ki.

Konumuz; cumhuriyeti nutuk atma dışında koruyacak ne yaptık? Bir düşünün hele. Biz neredeyiz ve ne yapıyoruz.?

Cumhuriyetin ilmen yetiştirdiği değerler nerelerde? Cumhuriyet kazanımları anayasa maddeleri ile bir bir yitiriliyor mu? Cumhuriyet totaliter bir rejime giderken uyku halinde bir paranoya mı yaşıyoruz yoksa, ne?

Uzun yazacaktım ama moralim bozuldu yazdıkça. Uyanmamız ve/ veya uyandırılmamız ümidi ile iyi haftalar.

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ