Reklam
Reklam

KAOS EKONOMİSİ

KAOS EKONOMİSİ
  • 10.01.2022
Reklam

Günlerdir çözülemeyen piyasa zamları, devlet zamları, döviz kurları, emekli maaşları vs. derken Kazakistan’da olaylar patladı. Kimi ”türk baharı” demeye kimi yeni bir BOP planı demeye başladı.

BİZİ NEDEN İLGİLENDİRİYOR?

Çok basit aslında, Kazakların yaşadıkları sorunları bilirsek önlem alırız bizde. Öyle değil mi?

Konuya Ankara Politikalar Merkezi kurucusu ve başkanı Hasan Kanpolat’ın Sputnik Türkiye’de yayınlanan analizinden bazı bölümlerle başlayalım. Yorumu çokça yazarın yorumlarıyla da özdeşleştiği için sadece ondan alıntı yapacağım.

… ”1991 Sovyetler dağılma sonrasında… Önce orta sınıf hızla erimeye başladı. Çalışan emekçi sınıfların elinden hakların alınması, yani okulların bedava olması, ulaşımın ucuz olması veya evdeki doğal gaz, elektrik ve su gibi bedava hakların, sağlığın, tatil hakkının yani sosyalizmin kazanımlarının alınması karşısında yerine bir şey konulmadı. Kazakistan petrol ve doğal gaz ülkesi. Bu zenginleşme daha çok oligark bir sınıfın elinde toplandı. Bu oligark sınıf 30 yıldır ülkeyi yönetiyor. Onun için bir karşı duruş, patlama elbette olacaktı ve oldu. Bu sadece Kazakistan için değil hepsi için geçerli. Halk sonuçta bir yerde dur diyor.”…

Kaos ekonomisi işte bu nedenlerle önemli. Ülke zenginlikleri oligarşik yapılarda toplanır, gelir dağılımı bozulur, milli gelir düşer, hayat pahalılığı çekilmez boyutlara ulaşır, halkın satın alma gücü düşer ve ülkenin milli varlıkları tek tek elden çıkmaya başlarsa, halkta ve tüm ekonomi dünyasında alarm zilleri çalmaya başlar.

Hatırlayın gelir dağılımı bozuk Arap ülkelerinde ”Arap Baharı” soytarılığının başlatılması da bu nedenlere dayandırılmadı mı? Şimdi sıra  Türki Cumhuriyetlere mi geldi ya da bize mi sıra geliyor? Baktığımızda Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan’da yönetim erki çok benzer. Ülkenin milli gelirlerinin çoğu belli oligarkların elinde halk ise milli gelirden çok az pay alıyor. Ve bu bozuk ekonomik ve sosyal yapı maalesef sosyal patlamalara gebe.

Kim ya da kimler başlatacak bu sosyal patlamaları? İşçi sınıfımı? Köylü mü? Emekliler mi? Ya da öğrenciler dahil herkes mi? Veya düzeni bozulacak olan çıkar çevrelerinin ortak söylemi ”dış güçler mi?”

Araya hemen bir saptama yapalım. Çünkü bunu iyi bilmezsek çözüm önerilerimiz havada kalacaktır. Bu tür ekonomilerin yaşandığı tüm ülkelerde CİA’nın, global şirketlerin karınca sürüsü gibi ajanları var. Her tür manipülasyona hazırlar. İşleri bu çünkü. Kazakistan’da da Uygurlar, İŞID militanları vs. hepsi var. Ya  bizde? Bizde ise binlercesi var. 5 milyon Suriyeli’den en az 20.000’i dinci gruplarda eğitimli. Uygurlar var, Afgan’ın CİA yanında savaşmış askeri var şu an ülkemizde… Yerli İŞID’çılar, cihatçılar işin artısı. Kısaca ülkemizin demografik yapısını bozacak kadar insan ve /veya militan barındırıyoruz. Neden barındırıyoruzun cevabını başka bir yazıda yazarım elbette. Ancak önemli olan şu: dinci militanlar hangi ülke parayı basarsa o ülke için savaşır.

KAOS… KAOS… KAOS her alanda aslında bir kaosu yaşıyoruz değil mi? Ancak bence en önemlisi ekonomide yaşanan kaostur. Bunu yönetimde yaşanan ”yönetememe kaosu” takip ediyor. Ve bunu da global şirketlerin esir aldığı ekonomik birimler takip ediyor.

Peki bu kaostan kurtulma yolu var mı? Var elbette.

Bence  tüm siyasi partiler birleşip ortak bir kalkınma stratejisi belirlemeli. Tarımdan başlanarak tüm girdiler en ucuza temin edilip gübre ve mazot desteği verilip ”tarımsal kalkınma planı” oluşturulmalı. Ülkenin tekrar ”üretime” dönmesi için satılan ve kapatılan tüm fabrikalar yeniden açılmalı. Ülke borçları hemen ötelenmeli ve sanayinin ve hayvancılığın kalkındırılması için çok uzun vadeli krediler bulunmalı. Ülkede üretilen hiç bir ürün dışardan getirilmemeli. Enflasyon hesaplarını dürüstçe açıklayıp çalışan ve emeklilere doğru zam yapılmalı.

Ucuz işgücü deyip ülkeye soktuğunuz insanlar derhal geri gönderilmeli. Bilimsel eğitime hemen tekrar başlanmalı.

Tüm bunlar aslında üst başlıklar. Altının doldurulması konunun uzmanı bilim adamlarımızın işi.

Sosyal patlamaların nasıl neden başladığını biliyorsak ve bu kaçınılmazsa herkes şapkasını öne koyup çözüm üretmeli. Bu halkın kötü olaylarca canının daha çok yanması çıkarımız değildir.

Tepki verelim, ama sınırını da bilelim diyorum en azından. Yönetimlerden de tepki veren insanlarımıza gaddar davranmasına izin vermeyelim. Şiddet şiddeti doğurur.

Kaos ekonomisinden normal bilimsel ekonomiye geçmemiz adına herkese iyi bir hafta diliyorum

Not; tabi ki bu arada hukuk oligarkların elindeki oyuncak değildir. Yatıkları her hatayı hukukla kapatamazsınız. Hukuku halka baskı aracı olarak da kullanamazsınız.

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ